Mükerrer Arabuluculuk Başvurusunun Dava Şartına Etkisi
Sistemsel hata veya mükerrerlik gerekçesiyle reddedilen arabuluculuk başvurusu dava şartını yerine getirir mi? Yargıtay 9. HD'nin emsal kararları ışığında işçinin hak arama hürriyetini açıklıyoruz.
Mükerrer başvuru nedeniyle reddedilse bile, arabuluculuk başvurusunun dava şartını yerine getirdiğinin kabulü gerekir. İş hukukundan kaynaklanan alacak taleplerinde, arabuluculuk mekanizmasının idari veya sistemsel engellerle işlevsiz hale getirilmesi kabul edilemez. Hak arama hürriyetinin önündeki usuli engeller, işçinin anayasal haklarını doğrudan zedelemektedir.
Sistem hataları veya idari mercilerin hatalı mükerrerlik değerlendirmeleri sebebiyle arabuluculuk sürecinin tamamlanamaması, davacı işçinin aleyhine yorumlanamaz. Davacının iradesini arabuluculuk yönünde açıkça ortaya koymuş olması karşısında, idari süreçlerin işleyişinden kaynaklanan aksaklıklar nedeniyle işçinin hak kaybına uğramaması hukuk devleti ilkesinin gereğidir.
Sorun: Sistemsel Engeller ve Arabuluculuk
İş hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda, işçinin kanuni haklarına kavuşabilmesi için dava açmadan önce arabuluculuk mekanizmasına başvurması zorunlu bir usul kuralıdır. Ancak uygulamada, başvuru sahiplerinin iradesi dışında gelişen sistemsel ve idari engeller, hak arama hürriyetinin önünde ciddi birer engel olarak ortaya çıkmaktadır. Özellikle elektronik altyapıdaki aksaklıklar ve mükerrerlik tanımlamalarındaki sistemsel hatalar, işçilerin hak kayıplarına uğramasına sebebiyet verecek niteliktedir.
Somut olayda Davacı (İşçi), iş sözleşmesinin feshinden kaynaklanan kıdem tazminatı ve yıllık izin alacaklarının tahsili amacıyla 25.11.2022 tarihinde arabuluculuk bürosuna başvurmuştur. Ancak Davacı tarafından usulüne uygun şekilde yapılan bu başvuru, Adıyaman Arabuluculuk Bürosu tarafından "mükerrer kayıt" gerekçesiyle reddedilmiştir. Söz konusu ret işlemi, Davacının iradesi ve kusuru dışında, tamamen UYAP ve arabuluculuk portalı üzerindeki sistemsel engellerden kaynaklanmaktadır.
Davacı, haklarına kavuşmak amacıyla kanunun öngördüğü usule riayet ederek 25.11.2022 tarihinde başvuru iradesini sisteme yansıtmıştır. Bu aşamadan sonra başvurunun sistemsel hatalar veya mükerrerlik gerekçesiyle idari merci tarafından reddedilmesi, tamamen Davacının kontrolü dışındaki teknik ve sistemsel engellerin bir sonucudur.
Hukuki Açıklama: Yargıtay'ın Emsal Kararı ve Dava Şartı
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca, işçi alacakları talebiyle açılacak davalarda arabuluculuğa (dava açmadan önce gidilmesi zorunlu olan barışçıl çözüm yöntemi) başvurulması bir dava şartı (davanın esastan incelenebilmesi için varlığı zorunlu olan usul kuralı) olarak düzenlenmiştir. Kanun koyucunun bu düzenlemedeki temel amacı; iş yargılamasının çabukluk, basitlik ve ucuzluk ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi, mahkemelerin iş yükünün hafifletilmesi ve uyuşmazlıkların barışçıl yollarla hızlıca çözüme kavuşturulmasıdır. Dolayısıyla, usul kurallarının yorumlanmasında hak arama özgürlüğünü engelleyen değil, kolaylaştıran bir yaklaşım sergilenmesi kanunun ruhuna uygundur.
Adıyaman Arabuluculuk Bürosu'nun (İdari Merci) 29.04.2024 tarihli müzekkere cevabında da açıklandığı üzere, UYAP ve bilişim sistemindeki sistemsel engeller ile mükerrer başvuru (aynı konuda birden fazla yapılan başvuru) uyarıları nedeniyle başvuru tamamlanamamıştır. Sistem kaynaklı engeller nedeniyle başvurunun tamamlanamaması, dava şartının gerçekleştiği kabulünü gerektirmektedir. İdari merciin ve sistemsel altyapının yetersizliğinden kaynaklanan bu engellerin faturası davacı işçiye kesilemez.
Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 14.01.2026 tarihli, E.2025/9170, K.2026/175 sayılı emsal kararında da açıkça vurgulandığı üzere, sistem kaynaklı engeller nedeniyle arabuluculuk başvurusunun tamamlanamaması veya reddedilmesi durumunda, dava şartının yerine getirildiğinin kabulü gerekmektedir. Hak arama özgürlüğünün özüne dokunan ve mahkemeye erişim hakkını engelleyen sistemsel hataların, davanın usulden reddi gerekçesi yapılması hukuka aykırıdır. Bu doğrultuda, müvekkil davacının dava şartını usulüne uygun şekilde yerine getirdiğinin kabulü ile davanın esasına geçilmesi zorunludur.
Sistemsel Engellerin Hak Arama Hürriyetine Etkisi ve Somut Senaryo Analizi
Uyuşmazlığa konu sistemsel engellerin hak arama hürriyeti üzerindeki kısıtlayıcı etkisini somutlaştırmak adına, iş sözleşmesi feshedilen işçi Ahmet Bey'in Adıyaman Arabuluculuk Bürosu nezdinde yaşadığı süreç emsal teşkil etmektedir. İşçilik alacaklarının tahsili amacıyla yasal süresi içinde arabuluculuk bürosuna başvuran işçi, sistemin teknik bir aksaklık sebebiyle "mükerrer kayıt" uyarısı vermesi üzerine idari engelle karşılaşmıştır. Adıyaman Arabuluculuk Bürosu görevlisi tarafından, sistem uyarısı gerekçe gösterilerek başvuru usulden reddedilmiş ve sürecin esasına girilmesi engellenmiştir. Bu idari ve sistemsel engel karşısında işçi, arabuluculuk mekanizmasını işletemeden doğrudan dava ikame etmek zorunda kalmış; davalı taraf ise yargılamada "dava şartı yokluğu" itirazını ileri sürmüştür.
Davacı işçinin iradesi dışında gelişen, tamamen UYAP ve arabuluculuk portalı altyapısından kaynaklanan bu tür teknik hataların faturasının hak arayan işçiye kesilmesi, Anayasa ile güvence altına alınan hak arama hürriyetinin açık bir ihlalidir. Davacı, üzerine düşen başvuru yükümlülüğünü iyi niyetle yerine getirmiş olup, idarenin ve sistemin işleyişindeki aksaklıklardan sorumlu tutulamaz. Yargı mercilerinin görevi, sistemsel hataları hak mahrumiyeti gerekçesi yapmak değil, adalete erişimi ve hak arama hürriyetini korumaktır.
Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında, arabuluculuk sürecindeki usuli aksaklıkların işçiye yüklenemeyeceği ve hak arama özgürlüğünün engellenemeyeceği açıkça vurgulanmıştır:
"7036 sayılı Kanun m.3/8'de arabulucunun, büro tarafından kendisine verilen iletişim bilgilerini esas alacağı, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabileceği düzenlenmiştir. Bu bilgiler itibarıyla taraflara ulaşmak ve tarafları toplantıya davet etmek arabulucunun sorumluluğundadır. Arabuluculuk görüşmelerine, işverenin arabulucu tarafından usulünce toplantıya davet edilmediği kabul edilse dahi, taraflara ulaşmak ve tarafları toplantıya davet etmek arabulucunun sorumluluğunda olduğundan, işçiye yükletilebilecek bir kusurun varlığından söz edilemez. Zira, işçi dava açmadan önce, kanun hükmüne uygun olarak arabulucuya başvurmuş ve sürecin sonlanmasını beklemek suretiyle yükümlülüğünü yerine getirmiştir. O halde, arabulucunun taraflara ulaşma ve toplantıya davet etme sorumluluğunu usulünce yerine getirmeden arabuluculuk sürecini sonlandırması ihtimalinde 'arabulucuya başvurulmuş olma' dava şartının gerçekleşmediği söylenemez. Aksi yöndeki bir kabulün, hak arama özgürlüğünü aşırı derecede zorlaştıracağı açıktır."
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 26.04.2022 T., 2022/3398 E., 2022/5294 K.
Anılan kararda, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin düzenlemenin iptali istemiyle açılan davaya dair Anayasa Mahkemesi'nin 11.07.2018 tarihli, 2017/178 E., 2018/82 K. sayılı kararına da atıf yapılmış; arabuluculuğa başvuru zorunluluğunun, kişilerin hak aramalarını imkânsız hâle getiren veya aşırı derecede zorlaştıran etkisiz ve sonuçsuz bir sürece neden olmadıkça hak arama hürriyetinin özüne dokunduğunun söylenemeyeceği vurgulanmıştır.
Yukarıda aktarılan yüksek mahkeme kararı ve somut senaryo birlikte değerlendirildiğinde; sistemsel hata veya mükerrerlik uyarısı nedeniyle başvurusu engellenen davacının hak arama hürriyetinin kısıtlanamayacağı sabittir. İdari mercilerin teknik yetersizlikleri, işçinin mahkemeye erişim hakkını ortadan kaldıracak bir dava şartı engeline dönüştürülemez.
Sık Sorulan Sorular
Arabuluculuk başvurum mükerrer diye reddedilirse ne yapmalıyım?
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m. 23 uyarınca, aynı uyuşmazlık hakkında birden fazla başvuru yapılması halinde hukuki sonuçlar bakımından ilk başvuru esas alınır. Başvurunun mükerrerlik gerekçesiyle reddedilmesi halinde, ilk başvurunun durumu incelenmeli ve süreç ilk başvuru üzerinden takip edilmelidir. Sistemsel bir hata nedeniyle mükerrerlik uyarısı alınması durumunda ise bu durum belgelenerek mahkemeye sunulmalıdır.
Sistem hatası yüzünden dava şartı yokluğundan davam reddedilir mi?
Hayır, reddedilmemelidir. Davacının iradesi dışındaki sistemsel engeller, UYAP entegrasyon sorunları veya idari mercilerin hatalı kayıt işlemleri nedeniyle arabuluculuk başvurusunun tamamlanamaması, hak arama hürriyetini ortadan kaldırmaz. Bu tür durumlarda, davacının üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirdiği ve dava şartının gerçekleştiği kabul edilerek davanın esasına girilmesi gerekmektedir.
Yargıtay'ın bu konudaki güncel görüşü nedir?
Yargıtay, sistemsel engeller ve idari hatalar nedeniyle arabuluculuk sürecinin tamamlanamamasının davacı aleyhine yorumlanamayacağını istikrarlı bir şekilde kabul etmektedir. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 14.01.2026 tarihli, E.2025/9170, K.2026/175 sayılı güncel kararı ile sistem engeli nedeniyle reddedilen başvuruların dava şartını yerine getirmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Benzer şekilde, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında da usul ekonomisi ve arabuluculuğun amacı doğrultusunda şu ifadelere yer verilmiştir:
"Buna göre davacı tarafça asliye hukuk mahkemesine dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı; ancak dosyanın görevli olan iş mahkemesinin esasına kaydedilmesinden önce arabulucuya başvurulup sürecin sonuçlandırıldığı tartışmasızdır. Böylece 7036 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun uygulanmasındaki amaç ve usul ekonomisi gözetildiğinde; dava şartının yerine getirildiği kabul edilip işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır."
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 06.02.2024 T., 2024/21 E., 2024/1592 K.
Sonuç, Hukuki Değerlendirme ve Uyarı
İş hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabuluculuk faaliyeti, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 uyarınca davanın esastan incelenebilmesi için varlığı zorunlu bir dava şartıdır. Davacı işçi tarafından 25.11.2022 tarihinde Adıyaman Arabuluculuk Bürosu nezdinde usulüne uygun şekilde yapılan başvuru, davacının üzerine düşen tüm hukuki yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini ispatlamaktadır. Arabuluculuk sistemindeki sistemsel engeller veya idari mercilerin hatalı değerlendirmeleri neticesinde başvurunun "mükerrer başvuru" olduğu gerekçesiyle reddedilmesi, davacıya yüklenebilecek bir kusur teşkil etmez.
Nitekim Yargıtay'ın 14.01.2026 tarihli ve 2025/9170 E., 2026/175 K. sayılı emsal ilamı ile de sabit olduğu üzere, idari veya sistemsel engeller nedeniyle reddedilen başvurularda dava şartının yerine getirildiğinin kabulü zorunludur. Aksinin kabulü, hak arama hürriyetini ve mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz şekilde sınırlandıracaktır. Bu doğrultuda, 29.04.2024 tarihli müzekkere cevabı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava şartını usulüne uygun şekilde tamamladığı hukuken tartışmasızdır.
Arabuluculuk ve dava süreçlerinde telafisi imkansız hak kayıplarının yaşanmaması adına, sürecin her aşamasında uzman bir avukatın hukuki desteğinden faydalanılması büyük önem arz etmektedir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz.
İlgili Yazılar
Yıllık İzinde Hafta Tatili Günleri İzin Süresinden Sayılır mı?
Yıllık İzinde Hafta Tatili Günleri İzin Süresinden Sayılır mı?
Kıdem Tazminatı Nedir? Hak Kazanma Şartları ve Haklı Fesih
İstifa eden işçi kıdem alır mı? Bir yıl şartı, 4857 m.24-25 haklı fesih halleri, giydirilmiş brüt ücret üzerinden 30 günlük hesap, kıdem tazminatı tavanı, faiz ve 5 yıllık zamanaşımı — Yargıtay kararlarıyla sade bir rehber.
İhbar Tazminatı Nedir? Bildirim Süreleri ve Hesabı
Bildirimsiz fesheden taraf ne öder? 4857 m.17 önel tablosu (kıdem 2-4-6-8 hafta), peşin ödeme, iş arama izni, iş güvencesi dışı işçide kötüniyet tazminatı (3 katı), hesap ve zamanaşımı — Yargıtay kararlarıyla.