BlogBilişim Hukuku

Türk Yargısında Tarihi Adım: Mahkemelerde Yapay Zeka Dönemi Başladı mı?

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi yabancı hukuk araştırması ve çeviride yapay zekadan faydalandı. Kararı kim veriyor, kişisel veriler nasıl korundu, çeviri hatasına karşı güvence ne? Açıklıyoruz.

İ
İçtiHub Ekibi
13 Haziran 2026
Türk Yargısında Tarihi Adım: Mahkemelerde Yapay Zeka Dönemi Başladı mı?

"Robotlar hakimlerin yerini mi alıyor?" Teknolojinin baş döndürücü hızla gelişmesiyle birlikte, hukukun geleceğine dair en çok sorulan sorulardan biri şüphesiz budur. Yapay zekanın (AI) hayatımızın her alanına nüfuz etmesi, yargı sisteminin de bu dijital dönüşümden bağımsız kalamayacağını açıkça göstermektedir.

Mahkemeler Artık Yapay Zeka mı Kullanıyor?

Türk yargı sisteminde bu tarihi dönüşümün en somut ve çarpıcı örneklerinden biri çok yakın bir zamanda karşımıza çıkmıştır. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 30.04.2026 tarihinde verdiği kararla, teknolojinin hukuka entegrasyonu konusunda örnek teşkil edecek öncü bir adıma imza atmıştır.

Söz konusu davada mahkeme, önüne gelen uyuşmazlığın çözümünde ihtiyaç duyulan yabancı hukuk kurallarının tespit edilmesi, araştırılması ve dilimize çevrilmesi aşamalarında yapay zeka teknolojisinden aktif olarak faydalanmıştır. Sınır aşan hukuki meselelerin çözümünde geleneksel yöntemlerin ötesine geçilerek yapay zekanın sürece dahil edilmesi, Türk hukuk sisteminin yeniliklere ne denli açık olduğunu gösteren bir dönüm noktasıdır.

Yapay Zeka Karar mı Veriyor, Yardım mı Ediyor?

Yargı süreçlerinde teknolojinin kullanımıyla ilgili en çok merak edilen husus, kararı kimin verdiğidir. Önemle belirtmek gerekir ki, bu süreçte yapay zeka davayı çözen, hukuki yorum yapan veya hüküm kuran bir "hakim" konumunda değildir. Sistem, yalnızca yabancı mevzuat araştırması ve metin çevirisi gibi konularda hakime destek sağlayan yardımcı bir "asistan" olarak kullanılmıştır. Yargılama yetkisi ve nihai karar verme iradesi tamamen insan olan hakime aittir.

Bu kullanım şekli, kamu görevlilerinin teknoloji kullanımı için belirlenen etik standartlarla uyum içindedir. Nitekim 2024/108 sayılı T.C. Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kararı m. 7 uyarınca, yapay zeka sistemlerinin şeffaflık, hesap verebilirlik ve insan odaklılık ilkeleri çerçevesinde yalnızca bilişsel bir yardımcı olarak kullanılması ve nihai kararın insan iradesinde kalması gerektiği düzenlenmiştir. Mahkemenin uygulaması, bu yetkinlik ve dürüstlük ilkelerine bağlı kalınarak gerçekleştirilmiştir.

Sürecin en kritik ve güven veren yönlerinden biri ise kişisel verilerin korunmasına gösterilen hassasiyettir. Sisteme araştırma veya çeviri amacıyla veri girilmeden önce, taraflara ait isim, T.C. kimlik numarası ve diğer tüm kişisel bilgiler dosyadan tamamen temizlenmiş ve metinler anonim hale getirilmiştir. Böylece hiçbir kişisel veri yapay zeka ile paylaşılmamış ve tarafların gizliliği en üst düzeyde korunmuştur.

Bununla birlikte, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 11 kapsamında bireylerin, verilerinin münhasıran otomatik sistemler aracılığıyla analiz edilip aleyhlerine bir sonuç doğurmasına itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Ancak somut olayda yapay zeka tek başına bir karar mercii olmadığı ve sadece hakime yardımcı bir araç olarak işlev gördüğü için, vatandaşların hukuki güvenliği güvence altında tutulmuş ve tamamen otomatik bir karar alma süreci işletilmemiştir.

Çeviri Hatalarına Karşı Hangi Önlemler Alındı?

Yapay zeka sistemlerinin, tıpkı cep telefonlarımızda kullandığımız günlük çeviri uygulamaları gibi zaman zaman kelimeleri yanlış bağlamda çevirme veya hata yapma riski her zaman bulunmaktadır. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 30.04.2026 tarihli kararında bu teknolojik gerçeği göz ardı etmemiş ve şeffaf bir yaklaşımla ortaya koymuştur. Mahkeme, yapay zeka tarafından yapılan yabancı metin çevirilerinin yüzde yüz oranında doğrulanma imkânı olmadığını dürüstçe kabul etmiştir.

Peki, yapay zekanın yaptığı bir çeviri hatası davanın seyrini etkilerse ne olacak? İşte bu noktada hukukun temel taşlarından biri olan hesap verebilirlik ilkesi devreye girmektedir. Mahkemenin çeviri ve araştırma aşamasında yapay zekadan asistan olarak faydalanması, tarafların yasal güvencelerini hiçbir şekilde ortadan kaldırmaz. Eğer taraflardan biri, çevirideki olası bir hatanın kararı olumsuz etkilediğini düşünürse, dosyayı üst mahkemeye taşıma (istinaf ve temyiz gibi yasa yollarına başvuru) hakkına sonuna kadar sahiptir.

Hukuk sistemimizde, yargılama sürecindeki olası maddi hataların veya eksikliklerin giderilmesi için öngörülen yegâne ve en güvenilir mekanizma bu olağan kanun yollarıdır. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında da olağan kanun yollarının (istinaf ve temyiz) sistemimizdeki yeri şu şekilde vurgulanmıştır:

"5684 sayılı Kanun'un 30/12 nci maddesi yollaması ile uygulanan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda istinaf ve temyiz kanun yolu dışında başkaca bir olağan kanun yolu öngörülmediğinden, hakem kararlarına karşı karar düzeltme talep edilemeyeceğinden, davacılar vekilinin Daire ilamının esasına yönelik diğer itirazlarının reddi gerekir."

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 07.11.2023 T., 2023/10844 E., 2023/12028 K.

Özetle; yapay zekanın yargı süreçlerine dahil olması, insan denetimini veya hukuki itiraz haklarını ortadan kaldırmamaktadır. Olası bir çeviri hatası durumunda, tarafların istinaf ve temyiz yollarına başvurarak kararın üst mahkemelerce yeniden incelenmesini talep etme hakkı, adaletin tecellisi için en güçlü güvence olarak korunmaya devam etmektedir.

Sık Sorulan Sorular

Hakimlerin yerini yapay zeka mı alacak?

Hayır, yapay zeka karar verici bir merci değil, yalnızca çeviri ve yabancı hukuk araştırması yapan yardımcı bir asistandır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 138 uyarınca hakimler görevlerinde bağımsızdır ve vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler; hiçbir yapay zeka sistemi hakimin bu anayasal karar verme yetkisinin yerini alamaz.

Davamdaki özel bilgilerim yapay zekaya yüklenir mi?

Kesinlikle hayır. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 4 kapsamında öngörülen hukuka uygunluk ve ölçülülük ilkelerine titizlikle uyulmaktadır. Mahkeme dosyalarındaki bilgiler yapay zeka sistemlerine aktarılmadan önce isim, adres ve kimlik numarası gibi tüm kişisel verilerden tamamen arındırılmaktadır.

Yapay zeka yanlış çeviri yaparsa davayı kaybeder miyim?

Hayır, yapay zekanın olası çeviri veya analiz hatalarına karşı yasa yollarına (itiraz ve istinaf) başvuru hakkınız tam olarak güvence altındadır. Ayrıca, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 11/1-g uyarınca, münhasıran otomatik sistemler aracılığıyla aleyhinize ortaya çıkabilecek her türlü sonuca itiraz etme ve kararın yeniden değerlendirilmesini talep etme hakkınız bulunmaktadır.

Sonuç ve Değerlendirme

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.04.2026 tarihli (2025/976 E., 2026/413 K.) kararı, teknolojinin hukuk sistemimize entegrasyonu açısından önemli bir adımdır. Bu karar, yapay zekanın yargı süreçlerinde nasıl konumlandırılması gerektiğine dair önemli bir emsal teşkil etmekte ve dijitalleşen dünyada hukukun da bu gelişmelere kayıtsız kalmadığını göstermektedir.

Adalet mekanizmasının hızlanması, mahkemelerin artan iş yükünün hafifletilmesi ve süreçlerin daha verimli hale gelmesi için teknolojinin sunduğu imkanlardan faydalanmak son derece yararlıdır. Ancak bu karar açıkça ortaya koymaktadır ki, yapay zeka ne kadar gelişmiş olursa olsun, nihai karar verici merci her zaman insan olmalıdır. Hukuki süreçlerde insan denetimi, hakimin vicdani kanaati ve hukuki yorum yeteneği, adaletin doğru ve eksiksiz tecellisi için vazgeçilmez bir şarttır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarınız için mutlaka bir avukata danışınız.

yapay zekahukukta yapay zekabilişim hukukuKVKKmahkeme kararıyargıda yapay zekaistinafemsal karar

İlgili Yazılar